Tarihçe

Tarihçe ve Restorasyon Öyküsü

Uğurlu Konakları, geniş, yeşilliklerle bezenmiş 2 dönümlük bir bahçede yer alan iki geleneksel Kastamonu evinden oluşmaktadır. Bu evlerden biri olan ve “Uğurlu Konağı” adıyla bilinen yapı, 1850-1860 yılları arasında inşa edilmiştir. Konağın ilk sahibi Terzi Mehmetemin Ağa’dır ve ailesiyle birlikte 1930’lara kadar bu evde yaşamıştır. Daha sonra konak, büyük kızı Hatice Hanım ve eşi Zühtü Bey’e devredilmiştir.

Hatice Hanım ve Zühtü Bey, dört çocuklarıyla birlikte bu konakta yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Ancak 1956 yılında Zühtü Bey’in vefatından sonra, Hatice Hanım çocuklarını evlendirip konakta kalmaya devam etmiştir. Oğlu Sait Bey, eşi Seniha Hanım ve torunlarıyla birlikte 1985 yılına kadar bu konakta yaşamıştır. Hatice Hanım’ın vefatının ardından Sait Bey ve ailesi 1992’ye kadar burada kalmaya devam etmiştir. Ancak bu tarihten sonra konak, bakımsızlıktan dolayı neredeyse terk edilmiş ve oldukça harap bir duruma düşmüştür.

2003 yılında aile, konağı Kastamonu Kalkınma Vakfı’na (KKV) satmıştır. Vakıf, konağı turizm amaçlı değerlendirmeyi düşünerek, Gazi Üniversitesi Restorasyon Kürsüsü’ne bir proje hazırlatmıştır. Ancak daha sonra konağı satma kararı almış ve 2005 yılında, İstanbul’dan gelen turizmci ve sanat tarihçisi Gülsen Kırbaş konağı satın almıştır.

Bundan sonrası uzun sürecek bir onarım ve yeniden işlevlendirme öyküsüdür. Arka parselde bulunan daha yeni tarihli (20. yüzyıl geleneksel Kastamonu evi) ahşap ev de, öndeki Uğurlu Konağı’yla birlikte projelendirilmiş, her iki yapının restorasyonu, 2006 yılı yazında başlamıştır. 2009 yazında biten restorasyon sonucunda, butik otel olarak işlevlendirilen yapılar, titiz bir çalışmayla, özgün yapısına olabildiğince sadık kalmaya özen gösterilerek restore edilmiştir. Restorasyonda, özgün malzeme, ya da ona en yakın malzeme kullanılmış, yerel ustalar, yerel tekniklerle çalışmıştır.

Tescilli tarihi eser olan Uğurlu Konağı, özgün yapıya uygun olarak hazırlanan restorasyon projesine sadık kalınarak onarılmış, özgün mekan düzeni, odalar, sofalar ve tüm mimari detaylar titizlikle korunmuştur. Yeni verilen otel işlevine uyarlamak amacıyla, sadece odalara sıhhi mekanlar eklenmiş, ya da mevcut hela ve hamamlar, gusulhane ve yüklük dolapları bu işleve uyarlanmıştır. Uygulamadaki ahşap işçiliği, Kastamonu’da bu konuda örnek oluşturacak kalite ve titizliktedir.

Arka parseldeki tescilli olmayan ahşap yapı da, aynı ilkelerle restore edilmiş, böylece restorasyon sonucunda eski durumuna göre daha özgün mimari özellikler kazanmıştır.

Konakların tefrişinde de, geleneksel Kastamonu evinin dekorasyonu örnek alınmış, bu tarz, modern konaklama gereksinimleriyle uyum içinde yorumlanmıştır. Geniş sofalar, geleneksel Kastamonu evi sedirleriyle döşenmiş, doğal malzemeden yapılma tekstil ve el halıları kullanılmış, konakların tüm mekanları, Kastamonu’dan ve yakın çevresinden devşirilmiş özgün dekoratif malzemelerle süslenmiş ve dekore edilmiştir.

Hemen Yerinizi Ayırtın

Close
Close